Bir baharat cenneti Mısır Çarşısı
Ağustos 27, 2010 baharat dünyası

Mısır çarşısı 1970 yılına kadar aktarlara, pamukçulara ve yorgancılara tahsis edilmiş ve bu tarihten sonra aktar dükkanlarının yerini hızla kuruyemişçiler, kumaşçılar ve kuyumcular almış. 1600’lü yıllarda Mısır’dan gelen baharatların satıldığı ve dünyaya dağıtıldığı bir mekan kısa sürede ün yaparak yerli, yabancı herkesin uğradığı bir mekan haline gelir
Mısır çarşısının öyküsü ise şöyle anlatılır: Padişah IV. Mehmet’in annesi Hatice Sultan, yüzyıllar önce, Boğaziçi ile Haliç arasında inşaat halinde bekleyen Valide Camii’nin projesi baş mimar Mustafa Ağa’ya verildiğinde, camii ile külliyeye gelir sağlaması için bir çarşı yaptırılmasını emreder. 1660’lı yıllara gelindiğinde Valide Çarşısı, camii ile birlikte hizmete girerek aktarlara, pamukçulara ve yorgancılara tahsis edilir. Pay-i tahtta uzun yıllar boyunca, bu üç iş kolunun merkezi olan Mısır Çarşısı, Valide Çarşısı adı altında varlığını sürdürür.
Ancak yıllar geçtikçe, çarşıdaki baharatçılar ve aktarların sayısı yorgancılarla pamukçulardan fazla olmaya başlar ve çarşının baharatlar konusundaki ünü de dünyanın her yanına yayılır. Hal böyle olunca da çarşı, 18. yüzyıldan itibaren “Mısır Çarşısı” olarak anılmaya başlar.
Mısır Çarşısı tarihi boyunca her derde deva olmuş kurutulmuş bitkilerin, çeşit çeşit otların ve yüzlerce baharatın buluştuğu dev bir pazardır Mısır Çarşısı, günümüzde İstanbul’un en büyük ikinci kapalı çarşısı olma özelliğini taşıyan çarşıda ve her bir kuruyemişten şarküteriye, şifalı otlardan baharatlara kadar çeşitli ürünler satan 90 tane dükkan bulunuyor





