0

Kişniş

Haziran 26, 2010 baharat dünyası

Kişniş 3000 yıldır var olan ve tıp alanındaki faydaları yıllardan beridir bilinen bir bitkidir. İncilin sanskritçe yazılmış versiyonlarında ve ‘Ebers Papyrus’ ta milattan önce 1550 yılında adı geçmiştir. Kişnişin tohumlarının firavunların tabutlarında bile bulunabileceği söylenir. Yunanlıların “tıbbın babası “ Hippocrates kişnişi bir mutluluk hormonu olarak görmüş ve o yönde kullanmıştır. Kişnişi Avrupa’ya yayanlar Romalılardır. Ekmeği tatlandırmak için kullanmışlardır kişnişi ve sonra da tüm Avrupa kullanmaya başlamıştır böylece.

Kişnişin tadı tatlı çeşnilidir. Hafif tarçın veya portakal kabuğunu da anımsatır tadı. Kişniş özellikle Hint ve Asya mutfağının vazgeçilmez bir baharatıdır. Özellikle taze kişniş salatalar, sebzeler, soslar, yahniler, körili yemeklerde, balık ve av etiyle çok iyi gider. Çekilmiş kişniş tohumları ise ekmek ve unlu mamüllerde, zencefilli ekmek ve köri tozunda çok iyi tat verir. Kişnişi diğer baharatları bir arada kullanmak isteyenler özellikle nane ve kimyonu kullanmalılar çünkü bu baharatlar ile kişniş birbirleriyle çok uyumludur.

Kişnişi tane olarak saklamak çok daha etkilidir. Sadece kullanılmak istendiği zaman çekilirse aromasını kaybetmez , kokusu ve lezzeti her zaman kuvvetli kalır böylece.

Kişniş aromasının yanında tıpkı kimyon kadar etkili bir gaz giderici baharattır. Sindirimi kolaylaştırır, mideyi rahatlatır, mide ve karın ağrılarına çok iyi gelir. Kişniş aynı zamanda sinirleri yatıştırır ve rahatlatır.

İncil’de, Sanskrit tabletleri’nde, Mısır papirüslerinde boşuna adından bahsedilmemiştir kişnişin. Cinsel gücü de arttırıcı bir afrodizyak özelliği olan bir bitkidir. Bu nedenle Ortaçağ’da aşk iksirlerine de katılırdı.

Share

Yorum Yaz